|
Madencilik Terimleri Sözlüğü - Ç |
ÇAĞLAYAN, —> şelale.
ÇAKIL,
5 mm.’den
büyük ve 200 mm.den küçük olan, çimentolanmamış taş veya mineral parçaları.
Çakılın büyüklerine moloz, küçüklerine de fiske çakıl denir.
ÇAKMAKTAŞI , a)
Gri, kahverengi veya siyah renkli kuars türü. Konkoidal olarak kırıldığından kenarları keskindir. ilk
insanlar tarafından alet yapmakta kullanılmıştır. b) Jaspis
ile opal karışımından oluşan amorf bir taş. Rengi genellikle kahverengi olup,
sedefsel kırılımlıdır. Bünyesindeki suyu kaybederse
üzerinde beyaz bir kabuk oluşur. Süstaşı olarak
değersizdir, sertliği ve aşındırıcı özellikleri vardır. Çelikle çarpma sonucu
yaydığı kıvılcım kav veya pamuk fitili tutuşturarak ilkel anlamda kibrit yerine
kullanılmıştır. Mekanize olmamış tarımda biçilmiş
ekinler harman sürmede kullanılan döğenlerin altına
muayyen bir şekilde yerleştirilen çakmaktaşlarının kesici özelliğinden
yararlanılarak; harman döğüldükten sonra yaba
kullanarak; tabii rüzgarın itme gücünden de yararlanılarak; tahıl ve samanın
birbirinden ayrılmaları sağlanır. —> Gizli
kristalin kuars, Sileks.
ÇAMUR,
—> şlam.
ÇAMURLAMA,
1) Yanmaya elverişli
madenin bir kısmının eski üretim alanlarında bırakılması nedeniyle çıkan veya
çıkabilecek yangının önlenmesi için havadan yalıtma amacıyla eski üretim
alanının çamurlu su ile doldurulması. 2) —> Ambuaj.
ÇAMUR
KLAPESİ, —> Tarak Gemisi.
ÇAMUR
POMPASI, 1) Sondaj
sıvısını kuyu dibine basarak kuyu cidarından yükselmesi devrini tamamlatan,
genellikle, pistonlu pompa.
ÇAMAŞIR
TOPRAĞI, —> Kil
ÇAMUR
TABANCASI, —> Karıştırıcı.
ÇAMUR
TERAZİSİ, Sondaj çamurunun
yoğunluğunu ölçmeye yarayan bir tür kollu terazi. Kolun bir tarafındaki ölçek
içine doldurulan çamurun yoğunluğu kolun diğer tarafındaki denge göstergesi
vasıtasıyla okunur.

ÇAN,
Kuyu, vinç ve varagel dip ve başlarında veya bunların ara katlarında
bulunan sesle işaret verme düzeni.
ÇANCI,
1) Varagel,
vinç ve kuyuda işaret vermekle görevli kişi. 2) işaretçi. 3) Kampanacı. 4) Saçcı.
ÇAPRAZ AYAK ,
—> Diyagonal ayak.
ÇAPRAZ
ÇERÇEVE TAHKİMATLI AYAK İŞLETME METODU, Küp tahkimatlı ayak işletme metodunda olduğu gibi,
özel bir şekilde çentili olarak hazırlanıp ocağa
indirilen ağaçların çapraz olarak (daha ziyade tavan ve tabana uyumlu),
yerleştirilmesine dayanan ağaç tahkimatlı (üretim) işletme metodu.

ÇAPRAZ
SARIMLI HALAT, Kordon
içindeki tellerin sarım yönü ile halatı teşkil eden kordonların sarım yönü birbirininin aksi istikamette olan halat. Kordonlar sağ
tarafa doğru sarılmışsa çapraz sargılı sağ halat; sol tarafa doğru sarılmışsa
çapraz sargılı sol halat diye ayrılırlar. —> Çelik halat, Halat dolamı.

ÇARIK,
1) Sondajda muhafaza boru sisteminin en ucuna takılan ve borular kuyuya
inerken küçük engelleri bertaraf ederek boruyu koruyan özel kron. 2) Keysing şu. 3) şu.
ÇARKLI
BAGER, —> Döner kepçeli ekskavatör.
ÇARKLI
HAVÖZ, Çarklı potkapaç makinesi.
ÇARPMALI
DELME SİSTEMİ, Delici ucun
(balta) mekanik bir kuvvet veya yerçekimi etkisinden yararlanılarak kayaç veya
cevher kitlesine çarpıp kırıntılar koparması suretiyle delik delme (sondaj
yapma) sistemi.
ÇATAL
DİREK, Boyunduruk, sarma
veya belleme altına, destek veya ek destek olarak yetiştirilen bir ucu kurt
ağızlı diğer ucu sivriltilmiş maden direği.
ÇATAL
RAPTİYE, 1) iki ucu
dövülerek sivritilmiş ve dik olarak geniş U şeklinde
bükülmüş demir. Çatal raptiye ağaç bağla ilerleyen galerilerde hem alındaki
bağların devrilmemesini ve hem de aralıklarının muhafazasını sağlamak için yan
direklere çakılarak kullanılır. 2) —> Bağlantı
kancası.
ÇATLAK
FAYLARI, —> Gül diyagramı.
ÇATLAK
SÖKÜMÜ, Açık işletmelerde
patlayıcı madde kullanarak yapılan atımlarda meydana gelen çatlaklar arasında
kalan parçaların düşerek tehlike yaratmalarını önlemek amacıyla yapılan
temizleme işi.
ÇEKİCİ
LAĞIMDA ÇALIŞAN DELİCİ, 1)
Çekici hemen matkabın arkasında bulunan bir tip martoperforatör.
2) Down the hole hammer.
ÇEKİÇ
BAŞLI CIVATA, Başının
genişliği şaft (mil) çapına eşit çekiç görünümünde özel civata.
ÇEKİÇLEME, Mermer işletmeciliğinde sadece çekiç
kullanılarak taşların işlenmesi.
ÇEKİÇLE
YÜZLENMİŞ MOZAİK TAŞ (ÇEKİÇLEME MOZAİKİ), Mermer işletmeciliğinde, imalât yüzünün bilinen
bir kural gereğince şekillendirilmesi için, taş yüzlerinin ve yanlarının
çekiçle düzeltilmiş hali.
ÇEKİÇLİ
KIRICI, Silindirik bir
gövde içinde; dökülen madene çarpacak şekilde yerleştirilmiş olan sabit veya
hareketli parçaların monte edildiği milden (rotor) oluşan kırıcı.

ÇEKME
DENEYİ, Bir tele veya çubuğa artırılan kuvvet tatbik edilmesi halinde
kuvvet ve uzama arasındaki bağıntıyı tesbit için
yapılan deney. Çekme deneyinden elde edilen verilerle çizilen eğriye de
çeki-uzama diyagramı denir. Kuvvetin çubuk üzerinde kalıcı deformasyon
bırakmaya başladığı P noktasına “Elastikiyet Sınırı” ve kuvvet daha artırılmaya
devam edildiği takdirde telin kuvvetle orantılı olarak uzamasının devam
etmesinin durduğu Fº noktasına “Akma Sınırı” denir. Diyagramdaki Fº - Fu bölgesi
akma bölgesidir.

ÇEKME
KEPÇELİ TARAK DUBASI,
—> Tarak Gemisi.
ÇEKTİRME
BAĞLAMALARI, —> Presli ve sıcak geçme.
ÇELİĞE
SU VERME, Allotropik bir metal olan demirin osternit
fazında uygun bir sıcaklığa kadar ısıtılarak su, yağ veya havada ani olarak
soğutulma işlemi. Ani soğutma işlemi sonucunda demirin bünyesinde ferrit ve pörlik teşekkül etmez;
strüktürü ostenit halinde kalır. Demir, ostenit fazında sert ve kırılgandır.
ÇELİĞİ
HAVADA TAVLAMA, Dövüldüğü veya haddelendiği zaman
kristalleri muayyen bir istikamete dizilen ve muhtelif istikametlerde değişik
fiziki özellik gösteren çeliğin tavlanıp havada soğutulmak suretiyle
strüktürünün homojen bir hâle getirilmesi işlemi.
ÇELİĞİ
MENEVİŞLEME, Söndürme
işlemine tâbi tutulmuş bir çeliğin sertliğini azaltmak ve selabetini
(sağlamlığını) çoğaltmak için tekrar 723ºC’nın
altında bir sıcaklığa kadar ısıtılarak havada soğumaya bırakılması. Menevişlemede ısıtma, çeliğin arzu edilen sertliğine göre
ayarlanır.
ÇELİĞİ
SÖNDÜRME, Çeliğin kritik suhunetin üstüne kadar ısıtılarak suya, yağa veya uygun bir
sıvıya atılarak soğutulması.
ÇELİĞİN
KARBÜRASYONU, —>Çeliğin sementasyonu.
ÇELİK
KORDLU BANT, —> Bant.
ÇELİĞİN
NİTRASYONU, Demirin Cr-Al-Mo, Cr-Mo, V; Cr-V gibi metallerle
alaşımından elde edilen kaliteli çeliklerin amonyak gazıl
ile (500º - 650º) ısıtılarak amonyaktaki azotun 0,5 mm derinliğe kadar çeliğin
yüzeyine nüfuz etmesi olayı. Nitratlama suretiyle
çeliğin yüzeyinin sertliği bazen, Rockvel C-72
sertliğine kadar ulaşabilir.
ÇELİĞİN
SEMANTİT HALİ, %6,55 C
ihtiva eden çelik (Fe3C). Çelikteki C bu miktardan az olursa pörlit meydana gelir.
ÇELİĞİN
SEMENTASYONU, Çeliğin
yüzeyine dışardan karbon ilave etmek için çelik karbonlu bir madde veya
karbonlu bir gaz veya karbonlayıcı bir sıvı içinde
kritik suhunetin üstüne kadar ısıtılarak yapılan
işlem. Sementasyonla çeliğin yüzeyinin karbonu
arttığından su verme suretiyle çeliğin dış kısmı sert, iç kısmının da selabetinin (sağlamlığının) yüksek olması sağlanır.
ÇELİĞİ
TAVLAMA, Çeliğin fırında
veya havada ısıtılması.
ÇELİK,
—> Pik demirin özel fırınlarda ısıl işleme tabi tutularak
asilleştirilmesi sonucu elde edilen ürün. içinde en fazla %1,7 C bulunduran bir
Fe-C alaşımıdır. Çelikler ayırca
çok az miktarlarda Mn, Si, P, S gibi cevherden gelen
elementlerle Cr, Mo, Ni, W, V gibi özel olarak katılan alaşım elementleri ihtiva
edebilirler. Bu alaşım elementleri çeliğin fiziksel ve mekaniksel özelliklerini
geliştirmeye yarar. Karbon oranı %0,2 - 0,4 arasında olana “Orta Karbonlu”;
0,4’den fazla olana da “Yüksek Karbonlu” çelik deniz.
ÇELİK
18/8, Bünyesinde % 18 krom
ve % 8 nikel içeren çelik.
ÇELİK
BAĞ, Çelik profilden
yapılmış tahkimat birimi.
ÇELİK
DİREK, 1) Genellikle iç
içe geçmiş çelik iki profilden mamûl, uzatılıp kısaltılabilen tahkimat ünitesi,
2) Etanson metalik.
ÇELİK
DÖKÜM, Muhtelif fırınlarda
elde edilen çeliğin hazırlanmış kalıplara dökülmesi işlemi. Dökümden sonra,
parça, özelliklerini iyileştirmek için normalize
tavına tâbi tutulur.
ÇELİK
DÖVME, Karbonlu ve
alaşımlı çeliklerin belli bir tav sıcaklığında bir dövme tezgâhı yardımıyla
plastik deformasyonu. Dövme parçaların ağır hizmet koşullarında iş gören
parçalar olması nedeniyle, emniyet ve mukavemet özelliklerinin kazandırılması,
dövme sanayinin konusunu teşkil eder. Dövme sanayi mamüllerinin
dövme taslakları adı altında ithalat mevzuatına göre gümrük tarife istatistik
pozisyonları şöyledir: 7207.19.40 Dövme taslakları (karbonlu çeliklerin) ,
7207.20.93/99 Dövme taslakları (karbonlu çeliklerin), 7224.90. 61/73 Dövme
taslakları (alaşımlı çeliklerin). Karbonlu çelikler ayırımı, bünyesinde %
0,25’den az karbon ihtiva edenler için 19.40; % 0,25’den fazla karbon ihtiva
edenler içi ise 20.93/99 pozisyon numaraları ile ifade edilmektedir. —> Dökme demir.
ÇELİK
HALAT, Muhtelif çaplarda
(Ø0,03 ilâ 4 mm.) çelik (56 ilâ 210 kg./mm2 mukavemetli) tellerden oluşmuş
yuvarlak veya üçgen toronların (kordonların) bir öz
üzerine (halat özü) çeşitli yönlerde sarılmasıyla meydana gelmiş bir kuvvet
nakil elemanı. Tellerin ve toronların aynı yönde,
aksi yönde, sağ yönlü, sol yönlü sarılmalarıyla —> Paralel sarımlı, —> Çapraz
sarımlı, —> Karışık sarımlı,
sağ veya sol sarımlı halat diye isimlendirilirler. Çelik halat; bazı
işyerlerinde; çelik tel halat, tel halat ve kablo olarak da isimlendirilir.
—> Plastik kaplı çelik halat, Halat
damar düzenleri, Halat dolamı, Metalik alan, Yassı halat, Halat simgeleri,
Oval-, Yuvarlak-, Üçgen damarlı halat-, Preforma
halat-, Halat dolamı-, Metalik alan-, Seale filler-,
Basit sarımlı-, Filler-, Warrington seale, Seale-, Warrington-, Lifözlü damar-, Halat
simgeleri, Halat damar (toran) düzenleri, Dönmez tip
halatlar, Yassı halat.

ÇELİK
ÖRGÜLÜ BANT, —> Bant.
ÇELİK
SARMA, Genellikle çelik
direkle birlikte kullanılan özel çelik profilden yapılmış başlık. —> Sarma.

ÇELİK
TAHKİMAT, Çelikten
yapılmış birimlerle kurulan tahkimat düzeninin tümü. —> Madeni tahkimat.
ÇELİKTE
KRİTİK SUHUNET, Çelikteki ferrit, pörlit veya semantitin tamamen austenite
dönüşmesi için çeliğin ısıtılması gereken asgari sıcaklık. —> Allotropik metal.
ÇENE,
Sondaj çalışmalarında
kullanılan anahtar, fren ve morsetlerde tij ve boruları kavrayan özel parçalar. Bu parçalar genelikle lokma denilen özel cıvatalarla sıkılır.

ÇENELİ
KIRICI, iri kırma
aşamasında kullanılan biri sabit biri hareketli iki kırma yüzeyinin (yanak)
yukardan aşağıya doğru daralan açılı bir konumda monte edilip kısa titreşim
hareketi tesiriyle taşı veya madeni ezerek kıran ve kırılan parçaların alttaki
dar aralıktan ayağıya düşmesini sağlayan makine. 2)
Konkasör.
ÇENTİ,
1) Ağaç tahkimatta, dikme,
boyundu-ruk, sarma, belleme vb. direklerin balğantısı için direk başlarında balta veya testere ile
açılan, özel biçimli diş veya oyuntu. 2) —> Çinti.
ÇERÇEVELİ
YONU, Mermer
işletmeciliğin-de, taşın derz kenarının kalemle dar bir şerit halinde işlenmiş
olanı.
ÇEVRESEL
ETKİ DEĞERLENDİRMESİ (ÇED),
Gerçekleştirilmesi planlanan faa-liyetlerin
çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin
belirlenmesinde, olumsuz yönde etkilerin önlenmesi ya
da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin,
seçilen yer ve teknoloji alternatiflerinin tesbit
edilerek değerlendirilmesinde ve faaliyetlerin uygulanmasının izlenmesi ve
denetlenmesinde sürdürülecek çalışmalar. Canlıların yaşamları boyunca
ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları
fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam da çevre diye ifade
edilir.
ÇEYN
KONVEYÖR, —> Zincirli konveyör
ÇIKARILMAYA
HAZIR REZERV, —> Görünür rezerv.
ÇIKIŞ
HAVASI, Ocakta kullanılıp
nefeslikten dışarı atılan kirli hava.
ÇIKMAZ
YOL, 1) Nefesliği olmayan
galeri. 2) —> Çuval dibi. 3) Cul de sac.
ÇIMA,
Maden damarının fay zonlarında incelip iz haline gelmesi.

ÇİFT
BEŞGEN PRİZMA, Dik çıkmak istenilen doğrultunun iki tarafınında
görülmesine olanak sağlayan çift prizma düzeni. —> şekil. Mimari gönye, Prizma.
ÇİFT
DRAGLAYN YÖNTEMİ, (TANDEM DRAGLAYN YÖNTEMİ), Örtükazı diliminin fazla kalın olması durumunda uygulanan dekapaj yöntemi. Bu yöntemde dilim, üst ve alt kademe
olarak ikiye ayrılır. Üst kademede çalışan kısa bumlu
draglayn tekrar kazı yapmaksızın kazdığı malzemeyi
alt kademe önüne yığar. ikinci draglayn, birincinin
çalışma alanı dışında ve takriben 100-150m gerisinde ve dilim kalınlığının altyarısı üstünde çalışır. ikinci draglayn’ın
bumu daha uzun olup % 25 civarında tekrar kazı yapar ve çalışmasının ilk
safhasında birinci draglayn tarafından dökülen
yığının üstüne çıkmak suretiyle ve buldozerin de yardımı ile kendine çalışma
platformu hazırlar. Daha sonra 90° ve daha az açı altında çalışarak ve tekrar
kazı yaparak ilerler. —> şekil:
çift draglayn yönteminde 1. ve 2. draglayn’ın
konumu.
ÇİFT
KAPI, Ocak içinde kapı ile
ayrılan bir bölümde, insan veya araçların kapıdan geçişleri
sırasında ocak havasının kaçması için belli aralıklı iki kapıdan oluşan kapı
düzeni. —> Havalandırma kapısı.
ÇİMALAR-
(GRELİN), Bir kendir öz
üzerine veya yedinci bir halatın meydana getirdiği öz üzerine sarılan altı
halatın kendi aralarında halatlama yapılarak elde
edilen halat. Bu halatlar elastikiyet ve bükülgenliğinden dolayı, genellikle
sapan ve gemi palamarları yapımında kullanılır. —> şekil, Çelik halat.
ÇİMENTO, Başlıca silisyum, kalsiyum, aluminyum ve demir oksitleri içeren hammaddelerin
(kireçtaşı, kil, marn, killi şist) belirli oranlarda karıştırılıp öğütülerek en
az sinterleşme (Pluzolonik
maddeler) temperatürüne kadar pişirilmesi ile
sağlanan kilnkerin, tek veya daha fazla cins katkı
maddesi ile birlikte belli bir incelikte öğütülmesi ile elde edilen hidrolik
bağlayıcı. Çimento, uluslararası standart sanayi tasnifinde (ISIC), 369 ana
grup ve 3692 kod numarası ile sanayide kullanılan esas kimyasal maddeler
grubunda yer alır. Türk standartları katoloğuna göre
aşağıdaki belirtildiği gibi çeşitlendirilir :
1- Portland çimentoları ve katkılı portland çimentosu (TS-19)
2- Yüksek fırın curuf çimentoları (TS-20)
3- Traslı çimento (TS-26)
4- Beyaz portland çimentosu (TS-21)
5- Harç çimentosu (TS-22)
6- Uçucu küllü çimento (TS-640)
7- Sülfatlı curuf çimentosu (TS-809)
8- Erken dayanımlı yüksek çimento (TS 36-46)
—> Beyaz çimento, Curuf çimentosu.
ÇİMENTOLAMA,
1) Sondaj kuyularının
yıkıntılı zonlarının çimento ile özel şekilde
sağlamlaştırılması işlemi. 2) Muhafaza borularının içinde bulunduğu formasyona
sağlam ve sızdırmaz bir şekilde bağlanması için özel düzenlerle boru arkasına
çimento enjekte edilmesi. Çimentolama tapası muhafaza borusu ucundaki çarığa
ulaştığında pompa basıncıyla kauçuk deforme olur ve çimentolu çamur halka
boşlukta yükselir. ikinci tapa ilk tapaya ulaştığında yeteri kadar çimento,
halka boşluğu doldurdu demektir. Tapadaki valf tertibatı, pompalama durduktan
sonra çimentonun geri dönmesine engel olur. 3) Su geçirir tabakaların
boşluklarına çimento, kil, bitüm vb. enjekte edilerek su geçirmez duruma
getirilmeleri işlemi.
ÇİMENTOLANMA, Kayaç parçacıklarından oluşan kırıntı (klastik) tortullarının, mineral maddelerin gözeneklerine
çökelmesi sonucu kaynaşması ve sertleşmesi. Bu süreç bir tortul kayacın
oluşumunun son evresini oluşturur. Çimento (bağlayıcı malzeme), kayacın
ayrılmaz ve önemli bir parçasını oluşturur ve kayacın gözenekliliği ve
geçirgenliği çökelme sürecini belirler. Pek çok mineral, hidrotermal
eriyik olarak bağlayıcı malzeme rolünü üstlenebilir; en yaygın bağlayıcı
malzeme türü silistir. Kalsit ve diğer karbonatlar ile demir oksitler, barit anhidrit, zeolitler ve kil
mineralleri de benzeri rol oynayabilirler. —> Sementasyon.
ÇİMENTO
SEKTÖRÜ, Başlıca silisyum
(Si), aluminyum (Al), kalsiyum (Ca)
ve demiroksitleri
(Fe2O3) içeren
hammaddelerin, teknolojik yöntemlerle sinterleşme
derecelerine kadar pişirilmesi (kavrulması) ile elde edilen yarı mamul madde klinkerin tek veya daha fazla katkı maddesi ile ögütülmesi yoluyla üretilen hidrolik bağlayıcıları içeren
bir üretim sektörü.
ÇİMENTO
ŞERBETİ, —> Sondaj çimentola-masında
kullanılan su ve çimento karışımı. Çimento şerbetine; duruma göre, çimentonun
katılaşmasının çabuklaştırılması, geciktirilmesi, viskozite düşürülmesi,
hafifletilmesi veya ağırlaştırılması için ilave maddeler de katılır.
ÇİNKO, Periyodik sistemin 30 numaralı elemanı.
Demir dışı metal grubuna dahildir. Atom ağırlığı 65,38, ergime noktası 419°C,
kaynama noktası 906°C, özgül ağırlığı 7,14 gr/cm3 500°C civarında
buharlaşmaya başlayan çinko bu özelliği ile 100°C’ın
çok altında buharlaşmaya başlayan su’ya benzer. Hadde
- Çinkosunun çekme mukavemeti 14-36kg/mm2, uzama %20-60’dır. Katı dökme çinko,
90-120°C ve 140-170°C aralıklarında iyi haddelenir ve preslenir, lehimlenir ve
kaynaklanır. Rutubetli havada, çinko yüzeyi koruyucu bir çinko karbonat
tabakası oluşturur.
En önemli çinko cevherleri zinkblende, çinko-karbonat’tır. Kavrulma ve redüksiyonla
elde edilen ürüne elektroliz yoluyla %99,999 saflık kazandırılır. Çinkonun
alaşımları birçok yerde kullanılır. Plâka hâlinde evlerin çatılarında, tel ve
boru olarak, oksitleri boyalarda, çelik sacların galvanizasyonunda
kullanılır.
ÇİNKO
SPESİFİKASYONLARI, Ticarette
işlem gören çinko metâlinin bazı ülkeler standardına uygun olarak belirlenen
muhteva oranları. (1) ASTM’ye göre azami Pb, Fe ve Cd
dikkate alınır: (a) Prime western (P.W) Pb %1,400; Fe %0,050; Cd % 0.200; Zn %98,00. (b) High Grade Pb
%0,030; Fe %0,020; Cd
%0,020; Zn %99,90; (c) Sepcial
High Grade Pb %0,003; Fe %0,003; Cd %0,003; Zn %99,99.(2) ingiltere’de G.O.B. spesifikasyonu
P.W’ne yakın olup, azami %1,35 Pb
ve %0,04 Fe sınırları vardır. Bunun dış “Continous Galvanising Grade” (azami %0,35 Pb ve biraz
Al) ile “Controlled Lead Grade” (azami 0,18 Pb, Al yok)
gibi galvanizciler için bazı kaliteler mevcuttur. P.W. veya G.O.B. sıcak
daldırma için, daha saf kaliteler ise kalıp döküm için kullanılır. (3) Ayrıca
ABD normlarında kalıp döküm maksadı için “ZAMAK” adı verilen alaşım kullanılır.
Zamak 3; Al%3,5-4,3; Cu
%0-0,25; Mg %0,03-0,08; Fe
% 0-0,10; Pb %0-0,007; Cd
%0-005; Sn %0-005 ihtiva eder ve geri kalan kısmı çinkodan ibarettir.
ÇİN
PORSELENİ, Hamuru
genellikle yüzde 50 kaolen, yüzde 25-30 feldispat, yüzde 20-35 kuars
karışımından meydana gelen sert porselen. Buna feldispatlı
porselen de denir. —> Porselen.
ÇİNTİ,
Tahkimat direklerinin
uçlarının balta veya testere ile özel kesilmiş şekli.
ÇİNTİLİ
BAĞ, Birer uçları çintili iki yan direk ile iki ucu çintili
bir boyunduruktan teşkil edilen yamuk biçimindeki ağaç tahkimat türü. —> Ağaç tahkimat.
ÇİZGİLİ
KOD, —> Barkod.
ÇİZİCİ,
—> Plotter.
ÇİZİK
SERTLİĞİ, Ağzının şekli
belli olan küçük bir bıçağın muayene parçası üzerinde bastırılıp çekilmesi sırasında
meydana gelen çizginin genişliğinin ölçülmesi suretiyle tesbit
edilen sertlik.
ÇİZİLMİŞ
ÇAKIL, —> Moren.
ÇOK
DERİN İŞLETME, Derinlere
inebilmek için huni şeklinde açılmış olan ve
derinliği 80 m den fazla olan açık işletme. Bu işletmelerde basamaklar; taşıma
araçlarının işletmenin en derin noktasına inebilmelerini sağlamak için, spiral
şeklinde düzenlenir. Kaya mekaniği bakımından meydana gelebilecek heyelânlar
işletme derinliğini sınırlar.
ÇOK
JETLİ YAKICILAR, —> Toz kömür yakıcılar.
ÇOK
KATLI İŞLETME, Maden
yatağının işletmeye elverişli, biri diğerinin üzerine konumlu en az iki kata
ayrılabildiği işletme şekli. Katlar arası mesafe diğer birçok faktörün yanısıra bilhassa mineral rezerv miktarı ve günlük üretime
bağlantılı olarak saptanır.
ÇOK
ŞEKİLLİ MİNERALLER, —> Polimorf mineraller.
ÇOMAK,
—> Köstek. Köstek atma.
ÇÖKELTME
HAVUZU, Sulu dolgu
yönteminde çamurlu sularda askıda bulunan maddeler çökeltilip temiz su elde
edilmesini sağlayan havuz.
ÇÖKME,
—> Tasman.
ÇÖKTÜRÜCÜ
REAKTİF, —> Reaktif. Flokulant
ÇÖMLEK
KİLİ, Bileşiminde bir
miktar kalker bulunan ve parmaklar arasında toz hâline gelebilen bir çeşit
plâstik kil. Su ile kolaylıkla yoğrulduğundan tuğla ve çömlek yapımına
elverişlidir.
ÇÖRT
(ÇERT), —> Çakmaktaşının daha çabuk kırılan beyaz,
sarı, gri veya kahverenginde olabilen
katışık cinsi. Buna boynuztaşı da denir.
ÇÖRT
BİT, Silisli formasyonun
delinmesinde veya çakmaktaşı geçilmesinde kullanılan
aşınmaya dayanıklı özel matkap.
ÇÖZELTİ,
Çözeltme işleminden sonra faydalı element veya
elementleri içeren eriyik.
ÇÖZÜLEBİLEN
BAĞLAMALAR, Kama, cıvata, düz, konik veya kertikli pimlerle
yapılan bağlamalar.
ÇÖZÜLEMEYEN
BAĞLAMALAR, Perçin, sıcak geçme, kaynak, lehim, tutkal vb. bağlayıcılarla yapılan bağamalar.
ÇÖZÜNÜRLÜK,
—> Solübilite.
ÇÖZÜŞME,
—> Dissosiyasyon.

ÇUBUKLU
DEĞİRMEN, Silindirik bir
gövde içine yerleştirilmiş aşınmaya dayanıklı çok sayıda çubukların öğütülecek
mâlzeme ile birlikte düşük hızda (—> Kritik
hız altında) döndürülmesi suretiyle kuru veya sulu öğütme yapan değirmen.
ÇUBUKKOD,—>
Barkod.
ÇUBUK
KÜKÜRT,—> Kalkaroni usulü.
ÇUKUR,
Madeni alınmış açık
işletmelerin geride bıraktığı topoğrafik görünüm.
Büyük açık işletmelerde; tabii topografyası madencilik faaliyeti nedeniyle
bozulan arazinin ıslah edilmesi masrafları da fizibilite (yapılabilirlik)
hesaplarına dahil edilir. Bazı durumlarda çukurlar sun’i
bir göl hâline getirilir.
ÇUVAL
DİBİ, 1) Taşdolgu ile kapatılmış galeri veya taş dolgu içinde
bırakılan ve ayrı bir çıkış yolu olmayan kısa galeri. 2) Cul
de sac. 3) —> Çıkmaz yol.
ÇÜRÜK
DOLGU, Mermer madenciliğinde
kullanılan bir terim olup taş boşluklarına oluşumun direncinden daha az direnci
olan bir malzemenin dolması.
ÇÜRÜKGAZ,
—> Egzos.
ÇÜRÜME,
Fiziksel, kimyasal ve
organik olayların etkisi ile minerallerin ve kayaçların değişmesi sonucu yeni
mineraller ve eriyiklerin teşekkülü. 2) Bozuşma. 3) Alterasyon.
4) Tefessüh.